Gündem:
Musul ve Kerkük petrolünden dolayı İngiltere bize borçlu
Pamukkale Üniversitesi Müzakereci Demokrasi Topluluğu’nun düzenlediği Musul, Kerkük ve Sülemaniye’nin iktisadi, politik ve evrimsel tarihini konu alan konferans PAÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti.
 
Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Kodal’ın konuk konuşmacı olarak katıldığı konferans konuklar tarafından ilgiyle izlenirken Prof. Dr. Kodal, günümüzde de önemini koruyan Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin tarihsel sürecinden bahsetti.
 
Konuşmasının başında öncelikle bölgenin jeopolitik ve stratejik konumuna değinen Prof. Dr. Tahir Kodal, toprakların kaderlerini barındırdıkları yeraltı ve yerüstü kaynaklarla doğrudan ilgili olduğunu hatırlatırken, Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu zenginlikleri nedeniyle önemini koruduğunu ifade etti.
 
Prof. Dr. Tahir Kodal, Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin tarihî serüveninden bahsederek, Selçuklulardan yani 118 yılından itibaren eski bir Türk toprağı Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin emperyal ve enerji politikaları bağlamında Mondros Mütarekesi’ne aykırı bir şekilde işgal edildiğini hatırlattı. Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Musul, Kerkük ve Süleymaniye’den hiçbir şekilde vaz geçmediklerini, bu yönde çaba sarf ettiklerini ifade ederek, bugün gündemde olan Irak’ın Kuzeyi, Suriye’nin Kuzeyi ve Akdeniz’e kadar uzanan koridorda yer alan toprakları Misak-ı Milli sınırları içerisinde kabul ettiklerini önemle vurguladı. Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin Lozan’da çözüme kavuşturulamadığını, sahip olduğu petrol yatakları nedeniyle İngiltere’nin çok direndiğini, alınamadığını, yeni bir Türk devletinin kurulmasının önünde engel oluşturunca çözümün sonraya bırakıldığını, sonra da alınamadığını ve 1926 Ankara Antlaşması ile de İngiliz mandasında olan Irak’a bırakıldığını ayrıntılı bir şekilde anlattı.
 
Prof. Dr. Kodal konuşmasında, Türkiye’nin Musul petrollerindeki payından 500.000 İngiliz Sterlini karşılığında vazgeçildiğinin yanlış olduğunu, Türkiye’nin payını 1952 yılına kadar aldığını, İngiltere’nin bazı yıllar ödemesi gereken kar payını ödemediğini, halen Türkiye’nin alacaklı olduğunu belirtti. Bu alacakların 1986 yılına kadar Bütçe Gelirler Kalemi’ne yazılmaya devam ettiğini, Turgut Özal döneminde bu yazma işine son verildiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Tahir Kodal, o zamanlarda olduğu gibi günümüzde de paylaşılamayan topraklar olan Musul, Kerkük ve Sülemaniye üzerinde Türkiye’nin Ankara Antlaşması’ndan doğan haklarını kullanmasını, uluslararası ilişkilerde “sahada yoksan masada da yoksun” ilkesine göre hareket edilmesi, Türkmenlerin merkeze alınması, Atatürk’ün milli dış politika anlayışına göre hareket edilmesi gerektiğini önemle vurguladı. Son zamanlarda bu yönde politikaların takip edilmesinden duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Prof. Dr. Tahir Kodal, konferansın sonunda katılımcıların sorularını da yanıtladı.
 
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner91
banner90

Denizli, Kudüs’e sahip çıkıyor
ABD Başkanı Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesiyle başlayan öfke dalgası yayılıyor....

Haberi Oku